Türk demokrasisinin tank sesleriyle sarsıldığı karanlık sabahlarda, her müdahalenin ardındaki sarsılmaz “meşruiyet” kalkanının izini süren bu çalışma; 27 Mayıs’tan 28 Şubat’a uzanan sancılı süreçleri mercek altına alıyor. Eser, Atatürk imgesinin ve Atatürkçülüğün bu dönemlerde nasıl bir toplum mühendisliği aparatına dönüştürüldüğünü derinlemesine sorguluyor.
Kitap, sadece askeri bildirilerin satır aralarındaki ideolojik dili deşifre etmekle kalmıyor; şehir meydanlarını kuşatan “fabrikasyon” ...