“Bir sabah, gazetenin kitap ekinde okuduğum kitap tanıtma yazısı beni yıllar yıllar öncesine, çocukluğuma götürmüştü… Yazarının, ismini mahkeme yoluyla değiştirecek kadar mutsuz, sanki görülmeyen, kale alınmayan, umutsuz, çok kötü bir çocukluk yaşamış olması beni çok etkilemiş, âdeta altüst olmuştum. Hemcinsimin hüzün dolu, yok sayılmış bir çocuk olmasından; sevilip nazlanarak, hatta şımartılarak yaşayamadığı mahzun, o boynu bükük çocukluğundan çok etkilenmiştim. İçim acıyla dolmuş; buruk, kekre ...