“Genç kadın tüm gerçekçiliğiyle her zamanki gibi karşımda duruyordu. Sırtım pencereye dönük şekilde karşısında oturmuş, akıcı konuşmasını dinliyordum. Önceki gece etkileyici bir rüya görmüştü; rüyasında biri ona altından bir bokböceği ―pahalı bir mücevher― vermişti. O bana rüyasını anlatırken arkamda bir şeyin hafifçe pencereye vurduğunu duydum. Arkamı döndüm ve dışarıdan içeriye, karanlık odaya girmek için cama çarpan oldukça büyük, uçan böceği gördüm. Bu bana çok tuhaf geldi. Derhal pencereyi ...