O gözler, sanki ancak senin tahmin edebileceğin ve dileyebileceğin bir manzarayı sana sunuyormuşçasına akıyor, dönüşüyor.”
Felipe Montero genç bir tarihçidir. Bir gün bir ilan görür: Titiz, Fransızca bilen ve sekreterlik işlerinden anlayan biri aranmaktadır. İlanda eksik olan tek şey ismidir. Montero, Donceles Sokağı’na vardığında Senyora Consuelo onu bekliyor gibidir. İhtiyarın ondan istediği, merhum kocasının günlüklerini kendi ölümünden önce düzenleyip yayımlamasıdır. Montero, evde ...