taşların sabahını sınadım unuttum gölgenin huzurunu sokağın sabrıyla direndim ağzımı bir pınara dayadım bağırdım içime unuttum kadim istanbul'un yedi damını sırlarını sularını namını bağırdım suyun kaynağı sarsılana dek bağırdım bir aslan nasıl inlerse yavrusu can verirken baktım ki gitmişim kendimden gitmişim de duyan yok bu kusur benim bu yangını ben düşürdüm içime