“Hayatı o cam fanusun ardından izlemeyi ne zaman bırakacaksın, sahi sen ne zaman gerçekten yaşayacaksın?”
Birce için hayat; pazartesi sabahlarının hüznü ile odasının sevimsiz duvarları arasına hapsolmuş boğucu bir döngüden ibarettir. Ailesiyle ya da arkadaşlarıyla bağ kuramaz, nereye ait olduğunu kestiremez. Varlığını yadırgarken dünyanın da onu yadırgadığı düşüncesine kapılır. Ta ki, naftalin kokulu yastığına başını koyup rüyaların o sisli ve tekinsiz koridorlarına adım atana dek.
Rüy ...