Ahmed Vefik Paşa’nın Lehçe-i Osmânî’si, Muallim Nâci’nin Lügat-ı Nâci’si ile Şemseddin
Sami’nin Kāmus-ı Türkî’si gibi Türk dilinin muteber lügatlarında, “Bir eseri medh ü senâ etmek,
övmek” anlamları verilen “takriz”, genellikle, eser sahibinin talebi üzerine, sahanın isim yapmış
duayyen şahsiyetlerine yazdırılır ve kitabın baş tarafına konur. Takrizler büyük ölçüde mensur
olduğu halde bazen manzum takrizlere de rastlanır. Takriz tabiri yerine zaman zaman
“iltifatnâme”, ...