‘‘Menteşenin çivisi tahtanın etini zorluyor. Yağmur suyunu
emdiğinden herhalde, kayış gibi esniyor pencerenin kanadı.
Kar ha indi ha inecek. Vadinin dibindeki kuytulardan
yükselen çakal sesleri, rüzgârın uğultusuyla birleşip
camdaki macunun attığı yerden odanın içine süzüldü
usulca. Ahşap duvarların arasından kıvrıla kıvrıla geçip evin
her yanına dağıldı. Uğultu arttıkça ıslığa dönüştü ses.
Perdenin etekleri yelken olup şişerken, Yadigâr ürpertiyle
tavana ...