“Küçük bir çarpma sesi. Bu ses ki her şeye yorulabilir, yaklaşan birinin adımını da düşündürebilir, çocukluk uykusundan kalma bir kâbusu da. Bir ses duyan ya da bir kımıltı gören, şurada bir şey hareket etti sanki, der yanındakine. Yok canım, sana öyle gelmiştir, diye rahatlatmaya çalışır yanındakiyse. Ama boşunadır, kaç kişi olursa olsun artık herkes yalnızdır. Birinin gördüğünü öteki göremez, ötekinin duyduğunu diğeri duyamaz. Çünkü karanlık ağaçlar herkese kendi canavarını hatırlatır. Herkes ...