Vasatın yüceltildiği, cehaletin meziyet sayıldığı, bayağılığın ödüllendirildiği bir çağda düşünmenin bedeli her geçen gün artıyor. Gerçeğe tutunmaya çalışan küçük bir azınlık, uyanıklığın marifet, suskunluğun erdem sanıldığı bu toplumda ağır bir yük taşıyor.
Yine de o yükün altında ezilmemek için yazıyoruz, konuşuyoruz, direniyoruz. Çünkü hakikatin sesi bir kez içinden geçti mi insanın, artık susmak imkânsızdır.
Modern dünyanın hiç dinmeyen gürültüsü, toplumsal körlüğün derin se ...