Kişisel gelişim literatürü; çağımızın insan anlayışını kuran, sınırlarını çizen ve onu belli bir yöne doğru sevk eden rehber olmanın ötesinde, neoliberalizmin ruhumuza fısıldadığı yeni bir amentü hükmünü taşır. “Kendini geliştirme” vaadiyle dolaşıma sokulan kişisel gelişim kitapları, piyasanın sert mantığını insanın iç dünyasına öyle bir ustalıkla zerk eder ki birey, artık bir “özne” olmaktan çıkarak neoliberal düzenin talep ettiği “makbul insan” modelinin bitmek bilmeyen sermayesi haline gelir. ...