Bu çalışma, fıkhın doğuşundan mezhepleşme sürecine kadar uzanan tarihî ve ilmî gelişimi bütüncül bir çerçevede incelemektedir. Eserin hareket noktası, fıkhın yalnızca amelî hükümlerden oluşan teknik bir disiplin olmadığı, insanın varlık gayesi, vahyin rehberliği ve Allah’ın rızasına uygun yaşama sorumluluğuyla doğrudan bağlantılı olduğudur. Bu sebeple önce insanın yaratılış gayesi, nübüvvet, vahiy ve Hz. Peygamber’in rehberliği ele alınmış, ardından fıkhî düşüncenin Hz. Peygamber dönemindeki ilk ...