“‘Orman, her şey aynı!’ diye seslendi anneannem, sesinde hevesli bir ateş. Merdivenlerin başına gelip bana baktı. ‘Her şey aynı. Dün gibi.’
Yosun tutmuş çaydanlıkta kaynayacak çayımız için geldik.
Yeşil tepeleri süpürüp mutfağımıza dolacak kızıl güneş için.
Deniz feneri için. Çan kulesi için.
Evimiz için. Yasımız için.
Halkımıza adalarımızdan uzakta yuva olmuş bu topraklara geldik.
Annelerimin kuşaklardır yaşadık ...