Bu çalışma, İslam hukuk geleneğinde tarihsel olarak sarsılmaz bir birlikteliğe sahip olan
ancak modern dönemin disipliner ayrışma süreçlerinde birbirinden kopuk algılanmaya
başlanan fıkıh ve ahlâk disiplinleri arasındaki ilişkiyi sistematik bir perspektifle ele almaktadır.
Temel amaç, fıkhın dışsal davranışları düzenleyen normatif bir kurallar silsilesi olmadığını,
bunun yanında ahlâkî değerlerle örülü, bütüncül ve gaye eksenli bir değerler sistemi
olduğunu ortaya koymak ...