“Neyi söylemekten utandığımı hâlâ çözemedim. Bazen var olmanın kendisi utanç
veriyordu bana; yaratılmışlığın ağırlığı altında eziliyordum. Hafızayla ezber arasında
çürüyen bir gölge gibiydim, düşüncelerimde bir tedirginlik, rüyalarımda bir sis, mistik
yanım bir yarım yol. Canlı olmaya zorlanmakla, canlı kalmaya çabalamak arasındaki o
ince ipte sallanıyordum.
Bu hayatı birkaç kelimeye sığdırmak mahvediyor beni, sığdıramamak ise daha beter
kahrediyor. Gerçek, inat ede ...