Kitabın adından başlayayım: ‘Düşlemenin Kitabı’. ‘Düşlemek’le neyi anlatmak istiyor Tuba Ergene? ‘düş görme’yi mi, yoksa, ’düşlem’i mi [imgeleme, hayal kurma’]? Olabilir: Ama ben, Tuba’nın ‘düşleme’sini, metin bağlamında, ‘düş işlemek’ olarak okudum.
Neden böyle okudum,-söyleyeyim: Düşler, tıpkı bir bakış ve bir duyuş gibi ‘bir ince nakış’ta tamamlanır: ‘İnce bir nakış’ gibi işlenen düşlem[e]de…
Gerçekten de öyle: Tuba, bazan içli, bazan hüzünlü, bazan düşünceli ya da coşku ...