“Pencereler açık.
Yapraklar hışırdıyor.
Cırcır böcekleri hiç susmuyor. Duvarlarda ışık
çisentileri.
Burası neresi, bilmiyorum.
Buraya nasıl geldiğimi de.
Taş, toprak, ağaç.
Fısıltılar.
İnce, serin, sakin.”
Melike Koçak, bazen bir gölgeye bazen sessizliğe dönüşen hikâyeler anlatıyor. Görünenin, aşikâr olanın yerine sezilenin peşine düşüyor. Başa ve sona hapsolmak yerine, boşluğun belirsizliğinde salınıyor. Öykülerinin gücü de buradan geliyor; okurunu m ...