“Behzat Ç. çevresindeki insanlara baktı.
Gördüğü sadece yorgun, umutsuz ve hüzünlü
yüzlerdi. Çöp konteynırlarının kenarında
yerleri koklayan, bir gözü şaşı ve kulağı kesik
bir köpek vardı, onun duruşundan bile keder
akıyordu.
‘Belki de burası bizim mutsuzluğumuzun
başkentidir,’ diye düşünüyordu Behzat Ç.. ‘Ve
belki de, hâlâ yaşamaya devam ediyorsak
artık buna alıştığımız içindir, elimizden başka
bir şey gelmediği içindir.’”
Kendini anlatmaya ...